Otizm

otizm

Otizm

ÖZEL EĞİTİM

Otizm
Otizm, doğuştan olan, beynin ve sinir sisteminin farklı yapısından ya da işleyişinden kaynaklandığı kabul edilen nörobiyolojik bir bozukluktur. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyen ve kişinin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle 3 yaştan önce ortaya çıkmakta ve bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkilemektedir.

Asperger Sendromu 
Asperger sendromunun otizmden farkı, dil gelişiminde sorunlara rastlanmamasıdır. Diğer bir deyişle, Asperger sendromu otizmden daha hafif seyreden bir otistik spektrum bozukluğu kategorisidir. Asperger sendromunda da sosyal etkileşimde önemli sorunlar görülür. Ayrıca, ilgi ve davranış sınırlılıkları ve takıntıları da mevcuttur.

Çocukluk Disintegratif Bozukluğu 
Çocukluk disintegratif bozukluğu iki yaştan sonra başlar. Bozukluğun başlamasıyla, önceden edinilmiş yetiler hızla yitirilir. Çocukluk disintegratif bozukluğu tanısı alan çoğu çocuğun zihinsel becerileri, ileri derecede zihin özürlü düzeyine kadar geriler. Bu çocuklar, birkaç yıl içinde, ileri düzeyde otizm tanısı alanlarla çok benzer hale gelirler. Tabloya, çoğu zaman, tuvalet kontrolü yitimi ve havaleler de eşlik eder. Çocukluk disintegratif bozukluğuna, çok seyrek rastlanmaktadır. Ayrıca, bu tanıyı alan çocukların büyük bir bölümü erkektir.

Rett Sendromu 
Rett sendromu 6–18 aylar arasında başlar. Neredeyse yalnızca kızlarda görülen bu sendrom, kalıtsaldır. Sendromun başlamasıyla, tüm zihinsel, sosyal, iletişimsel ve devinsel beceriler geriler; ayrıca, denge bozuklukları ortaya çıkar. Rett sendromunun otistik spektrum bozuklukları arasında yer almasının doğru olmadığı yönünde görüşler vardır.

Atipik Otizm 
Atipik otizm, başka şekilde sınıflandırılamayan yaygın gelişimsel bozukluklar (PDD-NOS: Pervasive developmental disorders not otherwise specified) için kullanılan genel bir terimdir. Atipik otizm, otizm ya da Asperger sendromunun bazı özelliklerinin görülüp, bazılarının görülmemesi durumlarında; diğer bir deyişle, kuşkulu durumlarda konulan tanıdır. Örneğin, hafif otistik belirtiler gösterme durumunda ya da yüksek işlevli otizm özelliği gösterme durumunda, genellikle, atipik otizm tanısı konmaktadır.

  • Otizm ile ilgili ilk makaleler, 1940’lı yıllarda yayımlanmıştır.
  • 1950’lerde, otizmin, annenin ‘soğuk’ ve ‘ilgisiz’ olmasından kaynaklandığı yönünde bir görüş   öne sürülmüştür ancak günümüzde bu görüş geçerli değildir.
  • Otizme ilişkin ilk bilimsel dayanaklar 1960’larda ortaya çıkmıştır.
  • Otizm ile ilgili ilk bilimsel tanı ve sınıflama çalışmaları 1990’ların başında sonuç vermiştir.
  • 1992 yılında Amerikan Psikiyatri Birliği, DSM-IV’de, otistik bozuklukların tanılanmasına ilişkin ölçütleri netleştirmiştir.
  • 1993 yılında benzer bir sınıflama Dünya Sağlık Örgütü tarafından da önerilmiştir (ICD–10: International Classification of Diseases).
  • Tanı ve sınıflama çalışmaları gibi otizmle ilgili ilk biyomedikal çalışmalar da 1990’lı yıllarda görülmektedir.
  • Otizm terimi, zaman içinde yerini, otistik spektrum bozukluğu terimine bırakmıştır.
  • Otistik spektrum bozuklukları (autism spectrum disorders-ASD), yaygın gelişimsel bozukluklarla (pervasive developmental disorders-PDD) eşanlamlı olup, ileri düzeyde ve karmaşık bir gelişimsel yetersizlik anlamında kullanılmaktadır.
  • Otistik spektrum bozukluklarının nörolojik nedenlerden kaynaklandığı sanılmaktadır.
  • Otistik spektrum bozuklukları ruh hastalığı değildir; ancak, belirtileri bazı ruh hastalıklarını çağrıştırabilir.
  • Yapılan bilimsel araştırmalar, otistik spektrum bozukluklarının çocuk yetiştirme özellikleriyle ya da ailenin sosyo-ekonomik özellikleriyle ilişkisi olmadığını göstermiştir.
  • Otistik spektrum bozukluklarının kalıtsal olabileceği yönünde bulgular vardır; ancak, geni ya da genleri henüz bulunmuş değildir.
  • Son verilere göre, otistik spektrum bozuklukları yaklaşık her 150 çocuktan birini etkilemektedir. Ayrıca, erkeklerdeki yaygınlığı kızlardan dört kat fazladır.
  • Otistik spektrum bozukluğuna sahip bireylerin çoğunluğunda, farklı düzeylerde zekâ geriliği görülür.
  • Otistik spektrum bozukluğuna sahip bireylerin pek azında (yaklaşık %10), çok güçlü bellek, müzik yeteneği vb. üstün özelliklere rastlanır.


Amerikan Psikiyatri Birliği DSM IV tanı ölçütlerine göre Otizm tanı ölçütleri
A) En az ikisi 1. maddeden ve birer tanesi 2. ve 3. maddeden olmak üzere; 1. 2. ve 3. maddelerden toplam 6 ya da daha fazla maddenin bulunması.
1) aşağıdakilerden en az ikisinin varlığı ile kendini gösteren toplumsal etkileşimde nitel bozulma:
a) toplumsal etkileşim sağlamak için yapılan el-kol hareketleri, alınan vücut konumu, takınılan yüz ifadesi, göz göze gelme gibi birçok sözel olmayan davranışta belirgin bir bozulmanın olması
b)yaşıtlarıyla gelişimsel düzeyine uygun ilişkiler geliştirememe
c) diğer insanlarla eğlenme, ilgilerini ya da başarılarını kendiliğinden paylaşma arayışı içinde olmama (örn: ilgilendiği nesneleri göstermeme, getirmeme ya da belirtmeme)
2) aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren iletişimde nitel bozulma:
a) konuşulan dilin gelişiminde gecikmenin olması ya da dilin hiç gelişmemiş olması(el-kol ya da yüz hareketleri gibi diğer iletişim yollarıyla bunun yerini tutma girişimi eşlik etmemektedir.)
b) konuşması yeterli olan kişilerde, başkalarıyla söyleşiyi başlatma ya da sürdürmede belirgin bir bozukluğun olması
c) basmakalıp ya da yineleyici özel bir dil kullanma
d) gelişim düzeyine uygun çeşitli imgesel ya da toplumsal taklitlere dayalı oyunları kendiliğinden oynamama
3) aşağıdakilerden en az birinin varlığı ile kendini gösteren davranış, ilgi ve etkinliklerde sınırlı, basmakalıp ve yineleyici örüntülerin olması:
a) ilgilenme düzeyi ya da üzerinde odaklanma açısından olağandışı, bir ya da birden fazla basmakalıp ve sınırlı ilgi örüntüsü çerçevesinde kapanıp kalma
b) özgül, işlevsel olmayan, alışılageldiği üzere yapılan gündelik işlere ya da törensel davranış biçimlerine hiç esneklik göstermeksizin sıkı sıkıya uyma
c)basmakalıp ve yineleyici motor manyerizmler (örn: parmak şıklatma, el çırpma ya da burma ya da karmaşık tüm vücut hareketleri)
d) eşyaların parçalarıyla sürekli uğraşıp durma
B) Aşağıdaki alanlardan en az birinde, 3 yaşından önce gecikmelerin ya da olağandışı bir işlevselliğin olması: 1-Toplumsal etkileşim, 2- Toplumsal iletişimde kullanılan dil ya da 3-Sembolik ya da imgesel oyun
C) Bu bozukluk Rett Bozukluğu ya da Çocukluk Dezintegratif Bozukluğuyla daha iyi açıklanamaz.
Başka Türlü Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk
YGB (BTA)
Bu kategori atipik otizmi de kapsar. Başlangıç yaşının geç olması ya da gözlenen semptomların atipik olması ya da gözlenen semptomların tanı koymak için yetersiz kalması ya da bunların hepsinin bir arada bulunması nedeniyle Otistik Bozukluk için tanı ölçütlerini karşılamayan klinik görünümleri içermektedir.
Ortak Problem Alanları
1- Sosyal etkileşimde bozukluk
2- Dil, konuşma ve sözel olmayan iletişimde bozukluk
3- Tekrarlayan davranışlar, kısıtlı ilgi alanları   
-ALINTI  OTİZMVAKFI


OTİZM ÖZEL ÇOCUKLAR

Yardımcınız Persona Psikoterapi!

Yıllar ilerledikçe insanların yaşadıkları sıkıntılarda değişiklik göstermektedir. Gerek ailevi, gerek mesleki, gerekse arkadaş ortamından kaynaklanan birçok sıkıntılarla uğraşıyorlar. İnsanlar sıkıntılarının üstesinden gelmek için belli başlı yerlere başvuruyorlar. Büyükşehirlerde profesyonel yardım almak daha kolayken kırsal alanlara doğru gidildikçe profesyonel yardım imkanı azalıyor. Profesyonel yardımlarda en çok tercih edilenler şüphesiz psikolog. Önceki yıllarda birçok insan psikoloğa başvurmaya utanır, çekinir ya da çevresine açıklama yapamayacağını düşündüğü için bir danışmana başvurmadan problemlerini kendisi kulaktan dolma bilgilerle çözmeye çalışırlardır. Ama içinde bulunduğumuz dünya düzeninde ve şartlarında psikoloğu olmayan bir yakınınız var mı? İnsanlar elbette sadece sorunları için psikologları tercih etmiyorlar. Bazı insanlar sadece sohbet etmek için psikolog yolunu tutuyorlar. Evet yanlış duymadınız sadece sohbet etmek için. Bazılarının amacı içini dökmek, bazıları rahatlamak ve bazıları ise mutlu olmak için psikoloğa başvuruyorlar. Düşündüğünüz gibi psikolog insanlara sadece bireysel olarak yardımcı olmuyorlar. Bazı insanlar çocuklarıyla beraber terapilere katılıyorlar. Bunlara çocuk terapisi adı veriliyor. Bu sayede çocuklarında var olan sorunları veya çocukları ile nasıl iletişim kurmaları gerektiğine dair çözüm yolları buluyorlar. Bu terapilerden memnun olanların sayısı oldukça fazladır. Çocukluk döneminde fark edilen konuşma problemleri içinde yardımlar alabilirsiniz. Aileler çocukları ile sadece çocukluk döneminde değil ergenlik döneminde de sorunlar yaşayabiliyorlar. Bazı çocuklar ergenliği akranlarına oranla daha problemli geçirebiliyorlar. Bu esnada da devreye ergen danışmanlığı giriyor. Bireysel terapilerde büyük ilgi çekmektedir. İnsanlar genel de bireysel olarak terapi almayı tercih ediyorlar. Ama ilişkiler de yaşanan problemler için çift terapileri ve aile terapileri daha sağlıklı olabilir. Çünkü ilişkilerde var olan problemler her zaman tek taraflı olmayabilir. Karşılıklı anlayışı, saygıyı ve sevgiyi geliştirmek amacıyla da çift ve aile terapileri tercih edilebilir. İlişkiler yaşanan bir diğer problem ise cinsellik. İnsanların her zaman uyumu bir olmayabiliyor. Bu da çiftlerin cinsel hayatlarında problemlere yol açıyor. Tek başlarına bu problemin üstesinden gelemeyen çiftler cinsel terapiye başvurabilirler. Tüm bu hizmetler için Persona Terapi’nin yolunu tutabilirsiniz. Terapi almak veya psikolojik bir danışmana başvurmak isteyen insanların akıllarında belli başlı sorular oluyor. Bunlardan biri “Yaşadığım şehirde güvenilir bir psikolog bulabilir miyim?”. Burada devreye Persona Psikoterapi devreye giriyor. Diyarbakır ve Batman’da bulunan psikologlarıyla son derece güvenilir bir hizmet sunuyorlar. Artık Diyarbakır psikolog veya Batman psikolog gibi aramalar yapmanıza gerek yok. Persona Terapi Diyarbakır ve Batman’da profesyonel ekibiyle hizmetinizde. Persona Psikoterapi hizmetleri içerisinde eğitim ve seminerlerde mevcut. Eğitimleri şu şekilde; Çocuk Testleri ve Objektif Testler Eğitimi, Klinik Görüşmelerde Kullanılan Ölçekler Eğitimi, Nöropsikolojik Test Eğitimi, Drama Eğitimi. Eğitim veya psikolojik destek almak istediğinizde güvenle Persona Psikoterapi kapısını çalabilirsiniz. Desteğe her zaman ihtiyaç var.